Kavga Ederse Ne Olur? Kavga, insanlık tarihinin en eski ve en temel sosyal dinamiklerinden biridir. Ancak son yıllarda toplumsal normlar, kavganın sadece fiziksel değil, duygusal ve psikolojik boyutlarının da gün yüzüne çıkmasına neden oldu. “Kavga ederse ne olur?” sorusu, pek çok kişi için merak edilen, bir o kadar da cevabı zor bir mesele haline geldi. Pek çoğumuz, kavganın sonuçlarını düşünüp, bu durumu bir şekilde göz ardı etmeye çalışıyoruz. Fakat, kavga etmemenin ya da çatışmalardan kaçınmanın getirdiği olumsuz etkiler, tahmin ettiğimizden çok daha ciddi olabilir. Kavga, Toplumun İnatçı Gerçeği Kavga, yalnızca bireysel bir çıkmazın sonucu değildir. Toplumsal anlamda da her kavga,…
Yorum BırakCecen Gıda Ürünleri Yazılar
Şeytan Allah’a Neden İsyan Etti? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, insan zihnini derinden etkileyebilir. Edebiyat, sözcüklerle şekillenen bir dünya yaratır; karakterler aracılığıyla varoluşsal soruları sorgular ve toplumsal normlara meydan okur. Bu yüzden edebiyat, sadece bir sanat dalı değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün, düşünsel uyanışın ve duygusal değişimin en güçlü araçlarından biridir. Edebiyatçılar, bazen sözlerle bir varlığın içsel çatışmalarını, bazen de evrensel hakikatleri ortaya çıkarır. Şeytan’ın Allah’a isyanı, tam da böyle bir çatışmanın ve dönüşümün edebi bir anlatımıdır. Bu yazıda, Şeytan’ın isyanını farklı edebi metinler ve karakterler üzerinden inceleyerek, bu isyanın ardındaki temalarla yüzleşmeye çalışacağız. Şeytan’ın İsyanı: Edebiyatın Bize Söylediği…
Yorum BırakKatmerciler Temettü Veriyor mu? Bir Hikâyenin İçinden Yatırımın Kalbine Yolculuk Bir hikâye anlatmak istiyorum sana… Belki içinde biraz sen varsın, belki de bir arkadaşın. Belki bu hikâyede kendi yatırım yolculuğunu bulacak, belki de yeni bir yola çıkmak için cesaret alacaksın. Çünkü bu sadece “Katmerciler temettü veriyor mu?” sorusunun cevabını arayan bir yazı değil; aynı zamanda paranın, emeğin ve sabrın duygusal bir hikâyesi. Bir Akşamüstü Sohbeti: Strateji ile Empatinin Buluştuğu Yer Ali ve Elif, üniversiteden beri dost olan iki insandı. Ali analitik düşünen, çözüm odaklı bir mühendisti. Elif ise ilişkileri ve insan hikâyelerini önemseyen, empati kurmayı seven bir psikolog. Yıllar içinde…
Yorum BırakYabani Altın Çilek Yenir mi? Doğanın Hediyesine Felsefi Bir Bakış Bir filozof için bir meyveyi yemek, yalnızca biyolojik bir eylem değil, aynı zamanda varoluşsal bir sorgudur. Yabani altın çilek de bu sorgunun tam kalbinde yer alır. Görünüşüyle cazip, doğallığıyla büyüleyici, ama bir o kadar da bilinmez… “Yabani altın çilek yenir mi?” sorusu, aslında insanın doğayla, bilgiyle ve etikle kurduğu ilişkinin özünü yansıtır. Bu yazıda, bu küçük meyvenin ardında yatan büyük sorulara felsefi bir mercekten bakacağız: Ne bilmeliyiz? Ne yapmalıyız? Ve doğa karşısında kim olduğumuzu nasıl anlamalıyız? Epistemolojik Bir Başlangıç: Bilgiyle Tat Arasındaki İnce Çizgi Bir şeyi yemeden önce onu tanımamız…
Yorum BırakKarluklar Hangi Din? Küresel ve Yerel Dinamiklerle İnançların İzinde Giriş: İnancın Yolculuğuna Hoş Geldiniz Tarih dediğimiz şey, yalnızca savaşların ve devletlerin kronolojisi değildir. Aynı zamanda insanların anlam arayışlarının, inanç sistemlerinin ve bu inançların toplumsal hayata yansımalarının hikâyesidir. Karluklar da bu hikâyenin önemli bir parçasıdır. Yüzyıllar boyunca Orta Asya’nın geniş bozkırlarında yaşamış, siyaset ve kültürde iz bırakmış bu Türk boyunun dini yolculuğu da hem yerel hem de küresel etkilerle şekillenmiştir. Bu yazıda Karlukların hangi dine inandığını sadece “tek bir doğru” üzerinden değil, farklı kültürlerin, toplumların ve dönemlerin bakış açılarıyla ele alacağız. Çünkü inanç, yalnızca “neye” inanıldığını değil, “nasıl” yaşandığını da anlatır.…
8 YorumPamuk Şekeri Nasıl Yazılır? Bir Tarihçinin Perspektifinden Geçmişi Anlamaya ve Günümüzle Bağ Kurmaya Çalışan Bir Tarihçinin Girişi Bir tarihçi olarak, çoğu zaman karşılaştığımız nesneler ve gelenekler, yalnızca geçmişin izlerini taşımakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal dönüşümlerin, kültürel değişimlerin ve kırılma noktalarının da yansımasıdır. Bugün, pamuk şekerinin nasıl yazılacağı sorusu, yalnızca bir tatlıyı tanımlamakla ilgili değil, aynı zamanda bu tatlının tarihsel yolculuğunu, kültürel evrimini ve toplumsal yapıları nasıl dönüştürdüğünü anlamaya yönelik bir araştırma süreci olmalıdır. Pamuk şekeri, basit bir çocuk eğlencesi olarak görülse de, aslında modern toplumlardaki değişen değerlerin, tüketim kültürünün ve sosyal etkileşimlerin bir sembolüdür. Peki, pamuk şekeri nasıl yazılır? Gelin,…
6 YorumKarasakız Kırıklara İyi Gelir mi? Kemik Değil Belki Ama Kalp Kırıklarını Onarır 😄 Hayat bazen insanı hiç beklemediği yerden vurur. Kimi zaman merdivenden inerken ayağın kayar, kimi zaman da “Ben seni kardeşim gibi seviyorum.” cümlesiyle kalbin çat diye ikiye ayrılır. İster kemik, ister kalp olsun… kırık kırık sonuçta! Peki bu noktada halk arasında mucize gibi anlatılan karasakız gerçekten kırıklara iyi gelir mi? Yoksa sadece “çayla iç, geçer” kervanının bir parçası mı? Bugün gelin, bu soruya biraz mizah, biraz bilim, biraz da ilişki sosu katarak cevap arayalım. Çünkü karasakız meselesi yalnızca sağlıkla değil, insan davranışlarıyla da epey yakından ilgili… 😅 —…
Yorum BırakHükümdar ve Prens: Aynı Kitap mı? Eğitimsel Perspektiften Bir Değerlendirme Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitim, bireylerin hayata bakış açısını şekillendirir, düşünce yapısını geliştirir ve toplumsal değişimlerin önünü açar. Eğitim süreci, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda düşünsel bir dönüşüm sürecidir. Her birey, edindiği bilgiler ve kazandığı becerilerle, hem kendisini hem de çevresini dönüştürme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda, “Hükümdar ve Prens” gibi kültürel mirasın önemli eserleri, yalnızca tarihsel birikimleri değil, bireylerin günümüzde nasıl düşünmesi gerektiğini de sorgulatan eserlerdir. İtalya’nın ünlü devlet adamı Niccolò Machiavelli’nin kaleme aldığı Hükümdar ve Prens eserleri, bu dönüştürücü gücü açığa çıkarmak için ideal örneklerdir. Ancak, her iki kitap…
8 Yorum[](https://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/3535691-2025-hububat-fiyatlari-belli-oldu-iste-guncel-fiyatlari?utm_source=chatgpt.com) Hububat Ürünleri: Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlı kaynaklarla yapılacak seçimlerin sonuçları, ekonominin temel meselelerinden biridir. Tarım sektöründe bu mesele, hububat üretimiyle somutlaşır. Hububat, buğday, arpa, mısır, çavdar, yulaf ve pirinç gibi temel tahıl ürünlerini kapsar ve bu ürünlerin üretimi, işlenmesi ve ticareti, ekonominin temel taşlarını oluşturur. Bu yazıda, hububat ürünlerinin ekonomik boyutlarını, piyasa dinamiklerini, bireysel kararları ve toplumsal refahı nasıl etkilediğini inceleyeceğiz. Hububat Ürünleri Nelerdir? Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre hububat, buğday, arpa, çavdar, mısır, pirinç ve yulaf gibi tahılların tümünü ifade eder. Bu ürünler,…
8 YorumHoroz Fasulyesinin Kilosu Ne Kadar? Felsefi Bir Yaklaşım Bir filozof bakışıyla dünyaya bakmak, çoğu zaman sıradan sorulara bile derin anlamlar yüklememizi gerektirir. Bugün basit bir soru sormak istiyorum: Horoz fasulyesinin kilosu ne kadar? Ancak, bu soruya yanıt ararken sadece bir pazarlık veya alışveriş meselesiyle sınırlı kalmamalıyız. Soruyu daha derinlemesine sorguladığımızda, aslında değer, bilgi, gerçeklik ve insanlık hakkında çok daha büyük soruları gündeme getirebiliriz. Bu yazıda, horoz fasulyesinin kilosunu felsefi bir mercekten inceleyeceğiz; etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden tartışacağız. Değer ve Etik: Horoz Fasulyesinin Kilosu Ne Kadar Değeri Olur? Felsefi bir tartışmaya başladığımızda, ilk sorulardan biri genellikle “değer” üzerine olur. Horoz…
8 Yorum