1 Ekim Günü Ne? Kelimeler, Anlatılar ve Zamanın Dönüştürücü Gücü Bir Edebiyatçının Gözünden: Zamanın Anlamı ve Dönüşümü Bir kelime veya tarih, bazen bizim hayatımızda yalnızca bir günün, bir anın değil, bir dönüm noktasının anlamına gelir. Kelimeler sadece dildeki semboller değil, aynı zamanda yaşadığımız dünyayı algılayış biçimimizdir. 1 Ekim gibi bir tarih, sadece bir gündür, fakat edebiyatın gözünden bakıldığında, her tarih bir dönemin, bir dönemin başı ya da sonudur; her gün, geçmişin yansıması ve geleceğin habercisi olabilir. Edebiyat, zamanın ve mekânın ötesinde bir anlam arayışı sunar. 1 Ekim günü, tıpkı bir romanın ilk sayfası gibi, içinde bir çok hikayeyi barındırır. Peki…
Yorum BırakCecen Gıda Ürünleri Yazılar
Lafzî İktibas Ne Demek? – Bir Hikâyenin İçinden Anlamına Yolculuk Okur dostlarım, bugün size bir hikâye anlatmak istiyorum. O hikâyede iki dost var: biri çözüm odaklı, mantığın pusulasıyla yürüyen Emir; diğeri empatisiyle kalplere dokunan, ilişkiler kurmayı bilen Zeynep. İkisi de söze değer veren, ama sözü kullanma biçimleri bambaşka olan iki güzel insan. Ve yolları, “lafzî iktibas” denilen ince, zarif bir edebî köprüde kesişiyor. Hikâye: Kelimelerle Kurulan Köprü Emir, bir edebiyat kulübünde yıllardır atölyeler düzenler. Defterleri çizelge gibidir: planlar, maddeler, somut hedefler… Zeynep ise aynı kulüpte yeni yazarlara gönüllü mentorluk yapar; dinler, duygularını aynalar, kelimelerin içindeki yankıyı duyar. O akşam kulüp…
Yorum BırakKimyasal Türler Hangisi Katyondur? Merhaba sevgili okurlar! Bugün, kimyanın biraz daha derinlerine inip, belki de hayatınızda pek de düşündüğünüz bir konuya ışık tutacağız: Kimyasal türler hangisi katyondur? Kimya, her gün etrafımızda gerçekleşen milyonlarca olayın temelini atıyor. Ancak bu olayları bazen görmek, bazen de anlamak kolay olmuyor. Katyonlar da tam olarak bu noktada devreye giriyor. Onlar, hayatın görünmeyen ama kritik parçalarından biri. Bir yandan evrensel bir dilde konuşuyorlar, diğer yandan bulundukları kültürlere, topluluklara göre nasıl algılandıkları bambaşka olabilir. Peki, katyonlar yalnızca kimyasal bir terim mi? Yoksa globalde ve yerelde farklı perspektiflere sahip başka bir anlam taşıyorlar mı? Bu yazıda, kimyasal bir…
Yorum BırakKayıp Tanrılar Ülkesi Ne Anlatıyor? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Derinlemesine Bir İnceleme Hepimizin hayatında, zaman zaman kaybolmuş, yitik ya da unutulmuş bir şeyler vardır. Bu kayıplar, bazen bir kişiyi, bazen de bir kültürü ya da inancı temsil eder. Kayıp Tanrılar Ülkesi de tam olarak böyle bir kayıp üzerine kurulu. Ahmet Ümit’in bu eseri, bir yandan kaybolmuş bir medeniyetin izlerini sürerken, diğer yandan insanlık tarihinin evrensel temalarına dokunuyor. Peki, Kayıp Tanrılar Ülkesi ne anlatıyor? Küresel ve yerel perspektiflerden nasıl algılanıyor? Bu yazıda, eserin farklı kültürlerdeki yeri ve anlamı üzerinde durarak, hem evrensel hem de yerel dinamikleri ele alacağım. Küresel Perspektiften: Evrensel…
Yorum BırakKaygan zeminler, günlük yaşamımızda sıkça karşılaştığımız ancak çoğu zaman fark etmediğimiz tehlikeli alanlardır. Bu yazıda, kaygan zeminlerin ne olduğunu, hangi durumları ifade ettiğini ve bu durumların günlük yaşamımıza etkilerini ele alacağız. — 🧊 Kaygan Zemin Nedir? Kaygan zemin, sürtünme katsayısının düşük olduğu ve üzerinde yürürken kayma riskinin bulunduğu yüzeyleri tanımlar. Bu durum, özellikle ıslak, yağlı veya düzgün olmayan yüzeylerde belirginleşir. Örneğin, banyo fayansları, mermer zeminler veya karla kaplı yollar kaygan zeminlere örnek olarak verilebilir. — ⚠️ Hangi Durumlar Kaygan Zemin Olarak Değerlendirilir? Kaygan zeminler, genellikle aşağıdaki durumlarla ilişkilendirilir: Islak Yüzeyler: Yağmur, kar veya temizlik sonrası su birikintileri. Yağlı Yüzeyler: Mutfaklarda…
Yorum BırakKavga Ederse Ne Olur? Kavga, insanlık tarihinin en eski ve en temel sosyal dinamiklerinden biridir. Ancak son yıllarda toplumsal normlar, kavganın sadece fiziksel değil, duygusal ve psikolojik boyutlarının da gün yüzüne çıkmasına neden oldu. “Kavga ederse ne olur?” sorusu, pek çok kişi için merak edilen, bir o kadar da cevabı zor bir mesele haline geldi. Pek çoğumuz, kavganın sonuçlarını düşünüp, bu durumu bir şekilde göz ardı etmeye çalışıyoruz. Fakat, kavga etmemenin ya da çatışmalardan kaçınmanın getirdiği olumsuz etkiler, tahmin ettiğimizden çok daha ciddi olabilir. Kavga, Toplumun İnatçı Gerçeği Kavga, yalnızca bireysel bir çıkmazın sonucu değildir. Toplumsal anlamda da her kavga,…
Yorum BırakŞeytan Allah’a Neden İsyan Etti? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, insan zihnini derinden etkileyebilir. Edebiyat, sözcüklerle şekillenen bir dünya yaratır; karakterler aracılığıyla varoluşsal soruları sorgular ve toplumsal normlara meydan okur. Bu yüzden edebiyat, sadece bir sanat dalı değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün, düşünsel uyanışın ve duygusal değişimin en güçlü araçlarından biridir. Edebiyatçılar, bazen sözlerle bir varlığın içsel çatışmalarını, bazen de evrensel hakikatleri ortaya çıkarır. Şeytan’ın Allah’a isyanı, tam da böyle bir çatışmanın ve dönüşümün edebi bir anlatımıdır. Bu yazıda, Şeytan’ın isyanını farklı edebi metinler ve karakterler üzerinden inceleyerek, bu isyanın ardındaki temalarla yüzleşmeye çalışacağız. Şeytan’ın İsyanı: Edebiyatın Bize Söylediği…
Yorum BırakKatmerciler Temettü Veriyor mu? Bir Hikâyenin İçinden Yatırımın Kalbine Yolculuk Bir hikâye anlatmak istiyorum sana… Belki içinde biraz sen varsın, belki de bir arkadaşın. Belki bu hikâyede kendi yatırım yolculuğunu bulacak, belki de yeni bir yola çıkmak için cesaret alacaksın. Çünkü bu sadece “Katmerciler temettü veriyor mu?” sorusunun cevabını arayan bir yazı değil; aynı zamanda paranın, emeğin ve sabrın duygusal bir hikâyesi. Bir Akşamüstü Sohbeti: Strateji ile Empatinin Buluştuğu Yer Ali ve Elif, üniversiteden beri dost olan iki insandı. Ali analitik düşünen, çözüm odaklı bir mühendisti. Elif ise ilişkileri ve insan hikâyelerini önemseyen, empati kurmayı seven bir psikolog. Yıllar içinde…
Yorum BırakYabani Altın Çilek Yenir mi? Doğanın Hediyesine Felsefi Bir Bakış Bir filozof için bir meyveyi yemek, yalnızca biyolojik bir eylem değil, aynı zamanda varoluşsal bir sorgudur. Yabani altın çilek de bu sorgunun tam kalbinde yer alır. Görünüşüyle cazip, doğallığıyla büyüleyici, ama bir o kadar da bilinmez… “Yabani altın çilek yenir mi?” sorusu, aslında insanın doğayla, bilgiyle ve etikle kurduğu ilişkinin özünü yansıtır. Bu yazıda, bu küçük meyvenin ardında yatan büyük sorulara felsefi bir mercekten bakacağız: Ne bilmeliyiz? Ne yapmalıyız? Ve doğa karşısında kim olduğumuzu nasıl anlamalıyız? Epistemolojik Bir Başlangıç: Bilgiyle Tat Arasındaki İnce Çizgi Bir şeyi yemeden önce onu tanımamız…
Yorum BırakKarluklar Hangi Din? Küresel ve Yerel Dinamiklerle İnançların İzinde Giriş: İnancın Yolculuğuna Hoş Geldiniz Tarih dediğimiz şey, yalnızca savaşların ve devletlerin kronolojisi değildir. Aynı zamanda insanların anlam arayışlarının, inanç sistemlerinin ve bu inançların toplumsal hayata yansımalarının hikâyesidir. Karluklar da bu hikâyenin önemli bir parçasıdır. Yüzyıllar boyunca Orta Asya’nın geniş bozkırlarında yaşamış, siyaset ve kültürde iz bırakmış bu Türk boyunun dini yolculuğu da hem yerel hem de küresel etkilerle şekillenmiştir. Bu yazıda Karlukların hangi dine inandığını sadece “tek bir doğru” üzerinden değil, farklı kültürlerin, toplumların ve dönemlerin bakış açılarıyla ele alacağız. Çünkü inanç, yalnızca “neye” inanıldığını değil, “nasıl” yaşandığını da anlatır.…
8 Yorum